BİZDEN HABERLER

Matematiksel Beceriler ve Değişen Sınav Sistemi

Eylül 2017
Matematiksel Beceriler ve Değişen Sınav Sistemi

Yeni eğitim öğretim yılının başlangıcı için bir yazı yazmaya karar vermemle yazıyı tamamlamam arasında gündem öyle hızlı değişti ki yazdıklarımı her seferinde değiştirmek zorunda kaldım. Müfredattan şu çıkarılmış, bu konulmuş; TEOG kalkmış kalkmamış derken kendimizi yine büyük bir belirsizliğin kucağında buluverdik.

“En kötü sistem belirsizlikten iyidir” diyerek bir yandan bu belirsizlik oğluma denk gelmedi diye avunuyor, bir yandan kaldırılmasaydı TEOG sınavına girecek olan yeğenim ve öğrencilerim için endişeleniyorum. Yine de bu yazı bir TEOG yazısı ya da sistem eleştirisi değil. Ülkemizde iyi şeyler de oluyor yazısı:

Bu yaz radikal bir değişiklik yapıp son on dört yıldır çalıştığım okuldan ayrıldım. Hem şehir, hem iş değişikliği… Yeni mekanlar yeni arkadaşlar demek. Yeni okulumda birlikte çalıştığım bir arkadaşımdan bahsetmek istiyorum bugün sizlere: Kenan Çağlar Dükel.

Kendisi matematik öğretmeni ve ölçme değerlendirme uzmanı. Cebir ve Sayılar Teorisi alanında yüksek lisansını tamamlamış, şu an aynı alanda doktorasını yapıyor.

Kenan, hazırladığı çalışma kağıtlarına bir iki tane üst düzey soru ekleyerek öğrencilerinde ilk farkındalığı yaratmış. Başlarda öğrencilerin çok azının bu soruları çözebildiğini ama çocukların bu sorularla karşılaşa karşılaşa matematiksel muhakeme ve strateji geliştirme yeteneklerinin geliştiğini gözlemlemiş. Sene sonunda öğrencilerinin üst düzey soruları cevaplama oranı yüzde 20’lerden yüzde 80’lere çıkmış.

Türkiye’nin PISA ve TIMS’te aldıkları sonuçları eleştirmeden önce düşünmemiz gerektiğini hatırlatan bu güzel örnek, öğrencileri neye maruz bıraktığımızla yakından ilgili.

Bizim çocuklarımız başarısız değiller, yalnızca düşünmeyi seçeneklere indirgemiş bir sistemin içerisinde öylesine kaybolmuş durumdalar ki, üst düzey sorularla karşılaştıklarında zorlanmaları gayet normal.

Bu nedenle eğitimciler olarak kendimize sormamız ya da hatırlatmamız gereken ilk şey şu: Yaptığım çalışmalar, öğrencileri performanslarının bir tık üzerinde zorluyor mu?

Bunun için de öğrencileri notla değerlendirmeyen ve performans ifadelerine göre geribildirim veren sistemlere ihtiyacımız var. İşte Kenan tam olarak bunu başarmış.

Meslek hayatı boyunca çeşitli matematik olimpiyatları organizasyonlarında görev alan Kenan, Singapur’dan, Japonya’ya kadar tüm ülkelerin yaptıkları matematik sınavlarını incelemiş ve bu olimpiyatların hepsinin çoktan seçmeli sorulardan oluşması dikkatini çekmiş. Öğrencilere “doğru, yanlış” dışında “matematiksel beceriler” anlamında geribildirim veren bir uygulamaya rastlamamış. Yine de Japonya’daki ve Singapur’daki bu olimpiyatları düzenleyen yetkililere bir e-posta atmış ve sınavlarını Türkiye’de uygulamak istediklerini belirtmiş; ancak yetkililer uygulamalarını ilerleyen yıllarda Türkiye’de uygulamak istediklerini belirterek red cevabı vermişler.

Bu olumsuz geri dönüşler onu ve hayalini paylaştığı arkadaşlarını, “Biz daha iyisini yaparız.” diyerek geceli gündüzlü bir çalışmaya itmiş. Öyle bir sistem geliştirelim ki hem açık uçlu sorulardan oluşsun, hem öğrencilere geribildirim versin, hem de öğretmenlere ve öğrencilere beceri alanlarında ayrıntılı bir karne sunsun istemişler. Böylece MATBEG ortaya çıkmış.

MATBEG açık uçlu sorulardan oluşmasına rağmen MATBEG ekibi  bu sisteme sınav demek istemiyor; çünkü bu sistemde öğrenciler birbirleriyle yarışmıyor, her öğrenci kendi yaptığı üzerinden geribildirim alıyor. Uygulamada öğrenciler matematik sorularını çözümlerken boya kalemi ile boyama yapabiliyor ya da farklı materyaller kullanarak çeşitli sorulara cevap verebiliyor.

Çok değerli akademisyenlerden danışmanlık desteği almaya başlayan MATBEG ekibi, açık uçlu sorular yazarak ve bu soruların birkaç farklı yerde pilot uygulamalarını yaparak işe başlamışlar ve ilk etapta soruları değerlendirmek için basit yazılımlar geliştirmişler. Soruları yazdıkça yalnızca soru yazmanın yeterli olmadığını öğrenciye nasıl geribildirim vereceğinin belirlenebilmesi için puanlama anahtarının da büyük önem taşıdığını fark etmişler. Puanlama anahtarlarını hazırlamanın, soruları hazırlamaktan daha zor olduğunu söyleyen Kenan, kendi gibi matematik öğretmeni olan arkadaşlarıyla öğrencilere verecekleri görsel geribildirimler için özgün çizimler yaptırmışlar. Geribildirim sembollerinde “Matie” ismini verdikleri bir kedi maskotu kullanmışlar.

Geçen sene 22 Mayıs’ta ilki gerçekleştirilen MATBEG’e çok kısa bir sürede 1900 kişi başvurmuş. Uygulamaya 11 ilden 30 özel okul 1 devlet okulu katılmış. Duyurularını sosyal medya üzerinden, matematik öğretmenleri gruplarından ve mail yoluyla yapmalarına rağmen ilk etapta bu kadar başvuru olması onları da çok şaşırtmış.

3 ve 4. sınıfların gireceği bir kategori ve 5. ve 6. sınıfların girebileceği bir kategori olmak üzere iki farklı kategoride gerçekleştirdikleri uygulamayla ilgili, katılımcı okullardan olumlu geri dönüşler almışlar. MATBEG’in 4, 5, 6, ve 7. sınıflar için ayrı ayrı uygulanacağının müjdesini veren MATBEG ekibi, şimdilerde 28 Ekim’de ücretsiz olarak matematik öğretmenlerine yönelik olarak düzenleyecekleri üst düzey soru yazma eğitimine bir günde 130 öğretmenin başvuru yapmasının heyecanını yaşıyorlar.

Öğrencilerin yaptıkları olası hataları belirleyerek öğrencilerin bu hataları yapmaması için hangi matematiksel stratejileri kullanmasının faydalı olacağını öngören ve onlara geribildirimlerde bulunan MATBEG gibi sistemler, “ileri besleyen” başka bir deyişle öğrencileri düşünmeye sevk eden geribildirim için son derece başarılı  bir örnek.

Yalnızca başarılı öğrencileri seçen sistemler yerine bütün öğrencilere ulaşmaya çalışan ve onları düşündürmeyi amaçlayan sistemlere ihtiyacımız var ki MATBEG bu anlamda eğitimde yeni bir dönemin umut veren başlangıcı benim gözümde.

Kenan’la konuştuğumuzda bir cümlesi çok dikkatimi çekmişti: “Hiç yapamayan bir öğrenci bile karnesinden mutsuz olmadı.” Bunu duymak benim için çok değerli.  Sınavda sıfır çekenler ve başarılı öğrenciler arasında kaybolmuş olan bir nesile, ancak ve ancak açık uçlu sorular ve temel beceriler üzerinden ayrıntılı geribildirim verdiğimizde ulaşabileceğiz.

Yakın bir zamanda Atina’daki uluslararası bir eğitim konferansında MATBEG’in verilerini anlatacak olmanın heyecanını yaşayan MATBEG ekibi, yurtdışında benzer bir uygulaması olmayan bu sistemin önümüzdeki sene yurt dışında da birkaç ülkede uygulanmaya başlanacağını ve FENBEG için de çalışmalara başladıklarının altını çiziyor.

Yaptıkları her uygulamadan sonra akademik makaleler yayınlayacaklarını ve değerlendirme verilerini akademisyenlere açacaklarını söyleyen ekip sizce de büyük bir alkışı hak etmiyor mu?

Kaynak: http://www.egitimpedia.com/egitimpedia-yazari-aysun-yagci-matematiksel-beceriler-ve-degisen-sinav-sistemi/